Dolar 49,5272
Euro 55,8083
Altın 6.647,78
BİST 11.679,53
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Az Bulutlu
İstanbul
15°C
Az Bulutlu
Cts 14°C
Paz 17°C
Pts 17°C
Sal 20°C

Ulaşım ve Lojistik Şirketleri Üçlü Tehdit Kıskacında: İnsan, Teknoloji ve Mevzuat

Kaspersky, birbirine bağlı süreçler üzerine kurulu ulaşım ve lojistik sektöründe bir siber saldırının etkilerinin tedarik zincirlerine, sınır ötesi operasyonlara ve ekonomilere yayılabildiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle siber güvenlik, küresel ölçekte hizmet sürekliliğinin temel unsurlarından biri…

Ulaşım ve Lojistik Şirketleri Üçlü Tehdit Kıskacında: İnsan, Teknoloji ve Mevzuat
REKLAM ALANI
16 Ekim 2026 12:30
13

Kaspersky, birbirine bağlı süreçler üzerine kurulu ulaşım ve lojistik sektöründe bir siber saldırının etkilerinin tedarik zincirlerine, sınır ötesi operasyonlara ve ekonomilere yayılabildiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle siber güvenlik, küresel ölçekte hizmet sürekliliğinin temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.

Kaspersky ve VDC Research tarafından gerçekleştirilen Ulaşım ve Lojistik Sektöründe Siber Dayanıklılığın Güçlendirilmesi başlıklı araştırmaya göre, ulaşım ve lojistik (T&L) sektöründeki kuruluşların üçte ikisinden fazlası (%68), önümüzdeki iki yıl içinde tamamen dijital bir yapıya geçmeyi bekliyor. Bugün bu düzeyde dijitalleşmiş kuruluşların oranı ise %5’in altında. Gerçek zamanlı filo takibi, kestirimci bakım ve merkezi terminal operasyonları gibi uygulamaları mümkün kılan bağlantılı yapı, aynı zamanda siber-fiziksel sistemler (CPS), uzaktan erişim kanalları ve üçüncü taraf entegrasyonları genelinde saldırı yüzeyini genişletiyor. Nitekim katılımcıların %36’sı, dijital teknolojilerin hayata geçirilmesinin önündeki en önemli engel olarak siber güvenlikle ilgili kaygıları gösteriyor.

ARA REKLAM ALANI

Taşımacılık ve Lojistikte Dijitalleşmenin İtici Güçleri Neler?

Dönüşümü yönlendiren dört temel faktör bulunuyor. Yatırım kararlarında ilk sırada operasyonel kapasiteyi ve ağ verimliliğini artırmak (%31) yer alıyor. Bunu siber dayanıklılığı güçlendirmek (%27), yeni iş modellerini mümkün kılmak (%16) ve operasyonel maliyetleri düşürmek (%10) izliyor. Bu oranlar, sektör oyuncularının güvenliği dijitalleşmenin önünde bir engel değil, aksine vazgeçilmez bir ön koşul olarak kabul ettiğini ortaya koyuyor. Sevkiyat sistemleri, terminal yönetim platformları ve depo kontrol ortamları iş hacminin merkezine yerleştiğinde, bu sistemlerde meydana gelebilecek en ufak bir aksaklık doğrudan şirket gelirlerine ve verilen taahhütlere yansıyor.

Dönüşümü güvence altına almanın önündeki engeller ise ciddiyetini koruyor. Kuruluşlar siber güvenlik kaygılarının yanı sıra; paydaşlar arası koordinasyon eksikliğini (%28) ile yetkinlik, uzman personel ve bütçe kısıtlarını (her biri %26) aşılması gereken başlıca pürüzler olarak tanımlıyor.

Bu veriler, sektördeki siber güvenlik sınavının teknik olduğu kadar organizasyonel boyutta da yaşandığını gösteriyor. Taşımacılık ve lojistik; her biri farklı standartlar, risk eşikleri ve sorumluluk modelleri benimseyen işletmeciler, liman ve terminal otoriteleri, altyapı sahipleri, hizmet sağlayıcılar ve düzenleyici kurumların oluşturduğu çok parçalı bir yapı üzerinde faaliyet gösteriyor.

Operasyonların Güvenceye Alınmasında İnsan ve Teknoloji Faktörleri

Teknolojik sorunlar çoğu zaman tek başına ortaya çıkmıyor. Ulaşım ve lojistik sektöründe siber güvenlik açıklarının kalıcı olmasının ardında, insan kaynağının sınırlı olması, kurumsal yönetişim süreçlerindeki uyumsuzluklar ve kesintisiz çalışması gereken operasyonel ortamların yapısal karmaşıklığı bulunuyor.

Araştırmaya katılanların %48’i, operasyonel teknoloji (OT) sistemleri ve cihazlarının güvenlik yamalarının güncel tutulmasını en önemli güvenlik sorunları arasında gösteriyor. Katılımcıların %36’sı ise OT güvenliği konusunda bilgi ve deneyime sahip uzmanların yetersizliğine dikkat çekiyor.

Kuruluş içindeki birimler arasındaki uyumsuzluk da sorunu derinleştiriyor. Operasyon ekipleri güvenliği, zamanında teslimatı ve operasyonel kapasiteyi önceliklendirirken BT ekipleri gizlilik, bütünlük ve erişilebilirliğe odaklanıyor. Bu birimler riskleri ortak bir çerçevede değerlendiremediğinde ve OT siber güvenliğine ilişkin yönetişim ağırlıklı olarak BT’nin sorumluluğunda kaldığında sorunlar daha da belirginleşiyor. Araştırmaya göre, güvenlik politikalarının yönetimi %54 oranında BT ekiplerinin, yalnızca %12 oranında ise OT ekiplerinin sorumluluğunda bulunuyor. Bu durum, güvenlik yamalarının uygulanması, ağ segmentasyonu kararları ve uzaktan erişim yönetimi gibi kritik konularda iki birim arasındaki koordinasyonu zorlaştırıyor.

Yetersiz OT Güvenliği Ağır Sonuçlar Doğuruyor

Kaspersky ve VDC Research araştırmasının finansal ve operasyonel bulguları, bu risklerin boyutunu somut biçimde ortaya koyuyor. Katılımcıların %68’i, siber güvenlik olaylarının ölçülebilir finansal kayıplara yol açtığını belirtiyor. Her bir olayda 1 milyon doların üzerinde zarara uğradığını tahmin edenlerin oranı ise %40’ın üzerinde. Siber güvenlik olaylarından kaynaklanan operasyonel kesintiler ortalama 12 saate yaklaşıyor.

Aktarma merkezleri üzerinden işleyen bir yük taşımacılığı ağında 12 saatlik kesinti, yalnızca tek bir sevkiyatın 12 saat gecikmesi anlamına gelmiyor. Böyle bir kesinti; bağlantılı taşımacılık planları ve iş ortakları arasındaki bağımlılıklar nedeniyle zincirleme yoğunluğa, aktarma bağlantılarının kaçırılmasına ve birikmiş iş yükünün giderilmesi günler sürebilen bir toparlanma sürecine yol açabiliyor.

Bu koşullarda kuruluşlar, siber-fiziksel sistemlerin (CPS) güvenliğini ikincil bir işlev olarak değerlendiremez. CPS güvenliği; hizmet sürekliliğinin, ağ güvenilirliğinin ve nihayetinde ekonomik istikrarın temel bileşenlerinden biridir.

Sektörde CPS Güvenliğini Güçlendirmenin Yolları

Bu zorlukların üstesinden gelebilmek adına kuruluşların izlemesi gereken üç ana adım bulunuyor:

Kurumsal risk planlaması: Siber-fiziksel sistemlerin güvenliği, kurumsal risk ve dayanıklılık planlamasının bir parçası olarak ele alınmalı; saha koşullarına, terminallere ve kontrol merkezlerine yeterince hakim olamayabilecek IT ekiplerine tek başına bırakılmamalıdır.

Kesintiye tahammülsüz ortamlara uygun koruma: Güvenlik mimarisi; kesintisiz çalışma (uptime), can/mal emniyeti ve zincirleme ağ etkileri dikkate alınarak tasarlanmalıdır. Kontroller 7/24 yaşayan sistemlere entegre edilmeli, yama ve bakım süreçleri dar zaman aralıklarına sığdırılmalıdır. Gelişmiş saldırıların erken işaretleri belirgin anomalilerden ziyade sistem davranışındaki ince değişimlerde saklı olduğundan, tehdit algılama mekanizmaları mutlaka OT dinamiklerine duyarlı olmalıdır.

Yetkin teknoloji ortaklarıyla operasyonel dayanıklılık: Operasyonel dayanıklılığı güçlendirmek için CPS alanında uzmanlaşmış sağlayıcılarla çalışılmalıdır. Araştırma bulguları sektörün bildiği bir gerçeği teyit ediyor: Hizmet/destek kabiliyetleri ve toplam sahip olma maliyeti (TCO), tedarikçi seçiminde en belirleyici iki unsur (%58) konumunda. İşletmeciler, sadece laboratuvar koşullarında iyi sonuç veren noktasal araçlara değil; güvenle kurulabilen, farklı tesislerde tutarlı biçimde yönetilebilen ve kriz anında etkin destek sunan çözümlere ihtiyaç duyuyor.

Ulaşım ve lojistik kuruluşlarının gerçek zamanlı varlık görünürlüğü ve anomali tespiti sağlayan, endüstriyel ortamlara uygun güvenlik çözümlerine ihtiyacı bulunuyor. Kaspersky OT Siber Güvenlik Ekosistemi de bu ihtiyaca yönelik çözümler sunuyor. Ekosistemin merkezinde yer alan Kaspersky Industrial CyberSecurity (KICS), kritik altyapıların korunması için özel olarak geliştirilen, yerel bir Genişletilmiş Tespit ve Müdahale (XDR) platformu olarak öne çıkıyor. Platform, OT ağlarının görünürlüğünü ve izlenmesini uç nokta koruma ve tehdit tespit yetenekleriyle bir araya getiriyor.

Bu bütünleşik yaklaşım, taşımacılık ve lojistik operatörlerinin karşılaştığı temel operasyonel darboğaza doğrudan yanıt veriyor. Driving Cyber Resilience Across Transportation and Logistics raporunun detaylarına ulaşmak için web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kaynak: Beyaz Haber Ajansı

REKLAM ALANI